Dışişleri Bakanlığı’ndan İsrailli Bakan Ben-Gvir’e sert tepki: lanetleme açıklaması
Dışişleri Bakanlığı, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Küresel Sumud Filosu’nda alıkonulan aktivistlere yönelik hakaretlerini lanetledi. Açıklamada, uluslararası sularda müdahale edilen filoya ilişkin görüntülerin kabul edilemez olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Küresel Sumud Filosu kapsamında alıkonulan aktivistlere yönelik hakaret içeren ifadelerine ilişkin sert bir açıklama yaptı. Yapılan değerlendirmede, söz konusu görüntülerin ve açıklamaların lanetlendiği ifade edilirken, olayın uluslararası sularda gerçekleşen müdahale sonrası yaşandığı vurgulandı. Açıklama, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı hedefleyen sivil girişim kapsamında hareket eden Küresel Sumud Filosu ile ilgili gelişmelerin ardından geldi.
KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NUN OLUŞUMU VE YOLA ÇIKIŞ SÜRECİ
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla uluslararası sivil toplum kuruluşları ve aktivistlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan Küresel Sumud Filosu, 2025 yılından itibaren birden fazla kez denize açıldı. Filonun temel amacı, farklı ülkelerden katılan aktivistlerin desteğiyle yardım malzemelerini Gazze’ye ulaştırmak olarak açıklandı.
2026 Bahar Misyonu kapsamında Barselona’dan yola çıkan filo, planlanan yardım faaliyetleri doğrultusunda hareket ederken 30’dan fazla ülkeden yaklaşık 300-400 aktivistin yer aldığı bir yapı olarak dikkat çekti. Bu süreçte filo, uluslararası kamuoyunun da takip ettiği bir insani yardım girişimi haline geldi.
ULUSLARARASI SULARDAN MÜDAHALE VE AKTİVİSTLERİN DURUMU
Filonun ilerleyişi sırasında İsrail askeri unsurları tarafından uluslararası sularda müdahale gerçekleştirildi ve filo durduruldu. Müdahale sonrasında aktivistlerin bir kısmı kısa süre içinde serbest bırakılırken, bir bölümünün ise İsrail tarafından alıkonulduğu ve güvenlik gerekçesiyle farklı merkezlere nakledildiği aktarıldı.
Alıkonulan aktivistlerin ‘güvenlik hapishaneleri’ olarak ifade edilen yerlere götürüldüğü belirtilirken, süreç uluslararası hukuk çerçevesinde tartışmalara konu oldu. Olayın ardından yaşanan gelişmeler, bölgesel ve diplomatik yansımalarıyla gündemdeki yerini korudu.
BEN-GVİR’İN ZİYARETİ VE HAKARET İFADELERİ
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in, Küresel Sumud Filosu kapsamında alıkonulan aktivistlerin tutulduğu hapishaneyi ziyaret ettiği bildirildi. Ziyaret sırasında Ben-Gvir’in, uluslararası hukuka aykırı şekilde alıkonulan kişilere yönelik ifadelerde bulunduğu aktarıldı.
Ben-Gvir’in, aktivistlere yönelik olarak ‘terörist’ ifadesini kullandığı ve bu sözlerin hakaret niteliği taşıdığı belirtildi. Söz konusu ifadelerin, ziyaret sırasında kaydedilen görüntüler üzerinden kamuoyuna yansıdığı ifade edildi. Bu durum, diplomatik tepkilerin de gündeme gelmesine neden oldu.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN SERT AÇIKLAMA
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrailli bakanın söz konusu ifadeleri ve tutumu kesin bir dille lanetlendi. Açıklamada, uluslararası sularda müdahale edilen ve alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarına yönelik sözlü ve fiziki şiddet uygulandığına dikkat çekildi.
Yapılan açıklamada, Ben-Gvir’in tavrının yalnızca bireysel bir yaklaşım olmadığı, aynı zamanda mevcut yönetim anlayışına dair bir gösterge olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, bu tür tutumların kabul edilemez olduğu vurgulandı ve uluslararası kamuoyuna yönelik mesajlar içerdiği belirtildi.
ALIKONULAN AKTİVİSTLER İÇİN GİRİŞİMLER
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, alıkonulan Türk vatandaşları ve diğer filo katılımcılarının serbest bırakılması için girişimlerin sürdüğü ifade edildi. Bu kapsamda ilgili ülkelerle temas halinde olunduğu ve sürecin yakından takip edildiği aktarıldı.
Açıklamada, aktivistlerin en kısa sürede serbest bırakılması için diplomatik çabaların kararlılıkla devam ettiği belirtilirken, sürecin sonuçlandırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi. Bu girişimlerin uluslararası iş birliği çerçevesinde yürütüldüğü kaydedildi.
SÜRECİN ULUSLARARASI YANSIMALARI
Küresel Sumud Filosu ve yaşanan müdahale, uluslararası kamuoyunda dikkatle takip edilen gelişmeler arasında yer aldı. Filoya yönelik müdahale ve sonrasında yaşanan alıkoyma süreci, farklı ülkelerden gelen aktivistlerin bulunması nedeniyle çok taraflı bir diplomatik sürece dönüştü.
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasıyla birlikte Türkiye’nin konuya ilişkin tutumu bir kez daha ortaya konulurken, gelişmelerin diplomatik girişimler çerçevesinde izlenmeye devam edeceği bildirildi. Sürecin ilerleyen günlerde yeni açıklamalarla gündeme gelmesi bekleniyor.
Olayla ilgili gelişmelerin takip edildiği ve diplomatik temasların sürdüğü ifade edilirken, alıkonulan kişilerin durumu uluslararası gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.
